top of page
  • Yazarın fotoğrafıSomnur van der Kraan

KORKULARIMIZ VE BÜTÜNSELLİK



Uzun bir aradan sonra yeniden yazıyorum. Bu arada Türkiye ziyareti yaptım, sevdiklerimi gördüm, onlarla birlikte zaman geçirdim ki bu benim için en değerli olan deneyim, sevdiklerimle zaman geçirmek ve ikinci memleketime, evime Hollanda’ ya geri döndüm. Karşılaştığım bir çok kişi bana zor zamanlar geçirdiklerinden söz ettiler.

Hepimizin bu yer yüzüne geliş amacı gelişmek, büyümek ve olgunlaşmak, inanın hepimizin ama hepimizin ortak deneyimi bu. Bu süreç içinde hepimiz olgunlaşabilmek için evrene gönderdiğimiz bilinçaltı mesajlarla kendimize çeşitli deneyimler çekiyoruz. Hepimiz zaman zaman birçok şey bilsek de hayattan şikâyet edebiliyoruz. Elbette şikayetler arttıkça bir birimizi de etkilemeye devam ediyoruz ve korku giderek yükseliyor.

Bu yer yüzü hepinizin de bildiği gibi düalitik yani ikilemli bir yer biliyorsunuz, dolayısıyla sevgi ve şefkat varsa korku da var anlamına geliyor. Korku bizim bu yer yüzünde hayatta kalmamız için gereken iç güdüsel bir duygu, vahşi bir hayvana avlanmayalım diye geliştirmiş olduğumuz hatta halihazırda programımızda bulunan bir duygu.

Korkuyu ne kadar, hangi derinlikte deneyimliyorsunuz?

Küçücük bir çocukken hiçbirimizde elimizi ateşe değdirdiğimizde elimizin yanacağına dair bir korku gelişmemiş gibi görünüyor, sanki korkuları sonradan öğreniyoruz, annemizin, bizi yetiştirenlerin kendi içsel korkularıyla bağlantılı olarak korku ediniyoruz ve bunu bilinç altımıza yerleştiriyoruz. Tabi karmaya ne oldu diyeceksiniz, ben de tam onunla ilgili yazmak istiyorum. Hepimiz bu yer yüzüne önceki hayatlarımızı bilinçaltına iterek geliyoruz, yani eski deneyimler yüzeyde silinmiş ama hala ana hafızada kayıtlı olan bir bilgisayar gibi düşünün kendinizi. Yani sizin küçükken sobada eliniz yanıyor ve hatırlanacak kadar ciddi bir deneyim yaşıyorsanız sizin ruhsal kayıtlarınızla getirmiş olduğunuz bir tekrar deneyimi anlamına geliyor yani karma. Bu durumda bu deneyimi halletmek ve ruhsal kayıtları değiştirmek gerekiyor anlamına geliyor.

Biliyorum takıntı haline gelen korkuyla yüzleşip onu silmek kolay olamayabiliyor. Bir şey ama nasıl olabilir, biz bu yıl acayip, korkunç elektrik ve gaz faturası ödeyeceğiz bu belli bir şey” diye kulağınıza fısıldıyor. O sırada bir melek geliyor ve “Nereden biliyorsun?” diyor, her an her şey değişir, akışta kal ve izle diyor. Elbette korkularla, hezeyan ve heyecanla yani kontrol edilemeyen korku saldırılarıyla ilgili söylemek istediğim çok şey var, diğer yazılarda devam etmeyi düşünüyorum.

Bu yazıları okuyan dostlar biliyorum ki hepiniz ruhsal öğretiler, kişisel gelişim, ezoterizm vb. konularla ilgileniyorsunuz. Ben olaya yıllardır bütünsel olarak bakıyorum, bu yer yüzünde olduğunuz süre boyunca sadece ruhunuzu besleyerek gelişme göstermeniz zordur, mutlaka fiziksel bir deneyim gerektirir o yüzden fiziksel ortamdaki davranışlarımız ve bedenimize nasıl baktığımız oldukça önemli. Meditasyon ve yoganızı yaptınız diyelim ama ardından yağlı bir kebap, etli, sütlü, tatlı, unlu, şekerli derken, beden bir anda atması gereken toksinlerle uğraşmaya başladı. Beyin bedene giren zararlı maddeler için alarm gönderir aşırı aşırı miktarda toksik madde aldıysanız korkulu düşüncelerinizi beslemeye ve büyütmeye başlarsınız. Örneğin rafine edilmiş buğday ununun depresyona sebep olduğu keşfedilmiş, şeker bağımlılığının her hangi bir uyuşturucu ya da alkol bağımlılığından hiç bir farkı yok ve oldukça zararlı, zihinsel karmaşa, olumsuz düşünceler ve depresyonun kaynaklarından biri. Özellikle memeli hayvanların etini yiyorsanız onların ölüm anında korku dolu tüm anlarda salgıladıkları adrenalini doğrudan bedeninize alıyorsunuz. Ruhsal olarak da bu korkuyu kayıt yapıyorsunuz.

Ben bir uzman değilim ama sıkı bir araştırmacıyım, bu da aslında bir bakıma bizleri uzmanlaştırabilen bir durum. Araştırmayı ve öğrenmeyi çok seven biri olarak sizlerle naçizane sağlıklı beslenmeyle ilgili hazırladığım sayfamı paylaşmak istedim, yakında da Şifalı Şifacının Günlüğü sayfamı yeniden düzenlemiş olarak paylaşacağım.

Buradan Afiyet Olsun sayfamıza gidebilirsiniz. Bildiğiniz gibi son dönemde YouTube da paylaşıyorum, eğer hala takipte değilseniz lütfen MysiaLuna ya destek olmak için ekleyin ve hatta ilgilenen yakınlarınızla lütfen paylaşın.

Yakında yeni yazılarda buluşmak üzere.



14 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

DOSTLUK

Comments

Rated 0 out of 5 stars.
No ratings yet

Add a rating
bottom of page