top of page
  • Yazarın fotoğrafıSomnur van der Kraan

Hayat nefestir


Bebekliğimizden itibaren yaşadığımız kalp kırgınlıkları, üzüntüler ve hayal kırıklıkları bizi endişeli ve ürkek yapmaya başlar, giderek öfke yanımızın gelişmesine neden olur. Bunun sonucunda dar ve kısa nefesler almaya başlarız. Bu kısa nefesler, huzursuz, sıkıntılı, stresli ve endişeli bir hayatı bize taşır. Sürekli söylediğim gibi bizler düşüncelerimizle geleceğimizi yaratırız, kısa ve endişeli nefesler endişeli ve olumsuz düşüncelerin yaratcısı olacaklardır. Tabi bir çok hastalığın da kaynağı olacaktır.

Doğduğumuzda nefesimizi karnımızdan alırız, yani nefes aldığımızda karnımız şişer, verdiğimizde de küçülür. Nefes karın bölgesinden yani solar pleksus (Güneş sinir ağı çakrası) dan bütün bedene yayılır. Solar pleksus çakrası çok önemli bir çakradır çünkü apana ve prananın yani yeryüzü ve gökyüzü enerjilerinin birleştiği yerdir. Solar pleksus yavaş çalıştığında ya da hızlı çalıştığında bu iki enerjinin arasındaki bağlantı dengesi bozulur, ya uçarız ya da madde dünyada kayboluruz.

Nefes enerji bedenimizin maddi dünyadaki ifadelerini gerçekleştirmek için gereken ve madde bedenimizi çalıştıran tek şeydir. O yüzden bu dünyada kazanmamız gereken tek şey de “Nefes” tir.

Olması gerektiği gibi nefes almaya başladığımızda bedenimizdeki bütün organlara nefesin gitmesi her açıdan iyileşmemiz için büyük bir adım olacaktır. Sakinleşir, stresten arınır ve olumlu düşüncelerle geleceğimizi yaratacağımız için hayatımıza da iyilikleri ve güzellikleri çekmeye başlarız.

Şimdi yendiden nefesine kavuşmak isteyenler. Sakin bir ortamda ister bağdaş kurun ister bir sandalyeye oturun, rahat ve konforlu olduğunuzu hissedin. Sağ elinizi kalbinizin üzerine koyun, sol elinizi de tam midenizin üzerine yerleştirin, gözlerinizi kapatın ve kalbinizi ve hara denilen hemen midenizin üzerindeki enerji merkezini hissedin. Sonra benenize bir “Merhaba” deyin. Onun güzelliği, mükemmelliği için teşekkür edin, bu dünyada size gereken ihtiyaçlarınızı karşıladığı için teşekkür edin, şükran duyun ve her bir hücrenize candan sevgilerinizi gönderin. Şimdi nefesinize yoğunlaşın. Önce burnunuzdan alıp ağzınızdan hızlı nefesler alıp verin, sonra sakinleşin ve nefesi burnunuzdan alın ve kalbinizden geçtiğini ve midenize kadar indiğini hissedin. Aldığınız nefesle midenizi şişirin ve midenizle elinizi ittirin. İlk başlarda zorlanabilirsiniz, ama her gün bunun için bir kaç dakikanızı ayırdığınızda giderek ilerleyeceğinizi göreceksiniz ve zamanla da bu şekilde nefes almak bir alışkanlık olacaktır. Şifa OL’sun.

Sormak istediklerinizi bana yazabilirsiniz.

42 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

DOSTLUK

bottom of page