top of page
  • Yazarın fotoğrafıSomnur van der Kraan

Korku mu? Sevgi mi?


Sevgi ve korku, bu iki duygunun bağlı olduğu organımız kalbimizdir, kalbimize akciğerlerimiz, kollarımız ve ellerimiz eşlik ederler. Nefesle içimize çeker, kabul ederiz. Kollarımızla kucaklar, sarılırız.

Hepimiz daha küçücükken yaşadığımız deneyimlerle hayatımızda kalp kırıklıkları başlar. O anıları kalbimizin minik odacıklarına yerleştirir kapısını kapatır hatta mühürleriz ama onlar orada uslu uslu oturmazlar ve bilinç dışında bizi yönlendirmeye devam ederler ve sonra kayıp korkusu oluşturmaya başlarlar. Kayıp korkusu da bize bağımlılıkları taşır.

Biz hayatımızdaki varlıkları (sevgili-eş, çocuk, kardeş, dost-arkadaş, hayvan dostlarımız ) gerçekten seviyor muyuz yoksa onları kaybetmekten mi korkuyoruz?

Eğer korkuya odaklanırsak bu bizi hergün incitecektir. Bu incinmenin gizli ya da açık bir öfkeye dönüşme olasılığı çok yüksektir. Belki kabullenilir bir küçük bir endişe olabilir. Ama eğer gerçekten sevebilmeyi başardığımızda artık kaybetme korkusu olmayacak, kendimiz de o da ruhen özgürleşeceğizdir. Kontrol etmeye çalıştığınız her ilişki, her olay bizi zorlayacak, çatışmalara taşıyacaktır. Bu iç ve dış çatışmalar bizi hasta edecektir.

Biz en iyisi sevmeye odaklanalım ki kendimize de çevremize de yüksek ve ışıklı bir frekans yayalım.

Şimdi kalbimizde tuttuğumuz kayıp korkularıyla dolu anıları bir güzel temizleyelim. Bunun için çeşitli yollar vardır, bu yollardan en güçlü olanı meditatif ortamda yüzleşmek ve eski anıları affedip yollayabilmektir:


1-Mekanda kendinizi huzurlu hissettiğiniz bir yere oturun ve yalnız olun. Kapı veya pencere açıksa kapatın. Önceden ada çayı tütsüsü yakarak mekanı temizlemekte yarar vardır. Bir de mum yakın, ya da yağ kandilinde bir kaç damla lavanta damlatarak buhur da yapabilirsiniz ve size meditasyon süresinde eşlik eder.

2-Gözlerinizi kapatın ve derin nefes alın. Sağ elinizi kalbinizin, sol elinizi de midenizin üzerine koyarak nefesinizi daha kolay aşağıya çekebilirsiniz. Derin nefes almaya devam edin. Nefesi karnınıza ve kuyruk sokumunuza kadar taşıyın. Bütün bedeninize yayıldığını hissedeceksiniz. Kuyruk sokumunuza kadar nefes almaya devam edin.

3-Nefesinize odaklanın ve derin nefes alıp vermeye devam edin. Nefesiniz sakinleşecektir.

Sonra içinizden koruyucu meleğinizi çağırın, geldiğini hissedeceksiniz ve sonra onunla birlikte kalbimizin içine doğru yolculuk yapalım, orada kilitli mühürlü bir kapı var onu görüyor musunuz, şimdi onu açalım, belki de bir kaç kapı var, hepsini açalım, içeriye gün ışığı girsin. Ve şimdi bakın orada o loş odacıkta minik bir çocuk, daha yeni yürüyor, hayata ilk adımlarını atmış. Ve ağlıyor, kalbi kırık yapayalnız hissediyor kendisini. Yanına gidin ve kollarınızı açın onu sarın sarmalayın, sevin, sevin, mis gibi kokusunu içinize çekin. Öpün koklayın, göz yaşlarınız akacaktır, hıçkırıklar ardından gelecektir, tutmayın! Dünyanın en güzel şeyidir ağlamak, ağlayın ve o küçük çocuğu sevginizle sarıp sarmalayın. O küçük yalnız çocuk sensin, kendinsin.. Ve ona deyin ki “ Biz hiç bir zaman yalnız değiliz, evrenin ilahi gücü ve sevginin ışığı daima bizimle, şimdi bizim bütün endişelerimizden, korkularımızdan, kalp kırıklıklarımızı temizleme zamanı geldi artık onlara tutunmaya ihtiyacımız yok”, sonra “ Bu güne kadar yarattığım bütün endişe, korku ve kalp kırıklıklarının hepsini şimdi burada evrene teslim ediyorum” deyin . Hepsinin pencereden bir kara duman olup, çıkıp gittiğini ve masmavi güneşli bir gökyüzünde kaybolduğunu izleyin. Derin nefes alın. Ve sonra küçük çocuğa yani kendinize “Seni dilediğin gibi yaşaman için özgür bırakıyorum, seni her koşulda ve durumda seviyorum. Çünkü ben sevildiğimi biliyorum ve sevginin güveniyle huzur içindeyim” deyin. Şimdi o küçük çocuk imgesini kalbinizin içine aldığınızı hissedin. Şimdi ikinizde birsiniz. Hazır olduğunuzda gözlerinizi açın.

Kalp, akciğerler ve kollar ve eller birbirine bağlıdır. Kalp sevginin yuvasını, akciğerler ilişkileri temsil eder, kollar ve eller de onların fiziksel ifadesidir. İşte sarılmak o bu yüzden de çok değerlidir. Kimi bulursanız sevecek sarılın, kucaklayın.

Hayata ve onun tüm ifadelerine sevgiyle- aşkla kalın..


69 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

DOSTLUK

bottom of page