top of page
  • Yazarın fotoğrafıSomnur van der Kraan

Yazmanın gücü-1


Bütün dünyada bilinen "Kalem kılıçtan daha keskindir" atasözünü boşuna söylememişler. Alınan bir karar yazıya dökülüyor ve orada sabitleşiyor. Bir hikaye ya da bir roman okuyoruz ve etkisini kalıyor, hayatımızı değiştiriyoruz. Birisi hakkında bir şey yazılıyor bütün işler başkalaşıyor. Yazılan her yazı ağızdan çıkan sözden daha güçlüdür çünkü söz kendi frekansında bir titreşimdir, tekrar edilmediği taktirde sürekliliği olmayabilir ama gene de ağızdan çıkan sözler bir tahahüt olabilir o yüzden konuşurken de sözlerinize dikkat edin. Sözler yazıya döküldüğünde orada kendi enerjisiyle sabitlenir. O nedenle yazarak niyetlerimizi oluşturmanın gücüne çok inanırım.

Niyetlerinizi oluşturmaya başlamadan önce çalışmaya inandığınız ama size engelleyen düşüncelerinizi silmekle başlayalım çünkü bizim kayıtlarınızdan kaynaklanan bu düşünceler silindiğinde kocaman bir boşluk oluşur ve evren boşluk sevmez ve orayı hemen doldurur. Biz de o boşluğu olumlu-verimli niyetlerinizle doldurun:

Bunun için çeşitli yollar vardır, bir danışmanınız olmadan, tek başına yapacağınız en rahat çalışmalardan biri "Affetme azad etme" çalışmasıdır, bu çalışmayı yazarak da yapabilrisiniz. Affetme çalışmalarını “Çalışmalar” sayfasında bulabilirsiniz.

Düşüncelerimize hakim olmak önemli bir adımdır herzaman, düşünceyi durdurmak hemen hemen imkansız ama onları yakalayıp değiştirdiğimizde daha yüksek kaliteli bir yaşama adım atarız, olumsuz yani endişeli, korkululu düşüncelerin kaynakları çok geçmişe dayalı ve kökleri derinse değiştirmek biraz zaman alır. Derinde yer alan inanç oradan silinmeden yerine olumlu olanı koymakta zorlanıyoruz. Konu herneyse bunu yazarak daha net görbilirsiniz. Tekrar tekrar okuyarak daha çok anlayabilirsiniz.

Eğer birine köklü bir öfkemiz varsa başlayın yazmaya, içinizden ortaya açığa çıkan bütün öfkenizi dökün, bitene kadar bunu yapın. Bir süre sonra bitecektir. Bittiği zaman siz bunu hissedersiniz. Sonra bedeninizi gözden geçirin öfke hala biryerlerde duruyor mu? Kalmış olan varsa onu da dökün kağıda. Sonra yeryüzünün dört elementini kullanarak evrene teslim edin. Yani: Kağıdı yakabilceğiniz uygun bir çukur kaba koyun ve yakın, hava ve ateş elementini kullandınız, sonra küllerin üzerini örtecek şekilde su doldurun ve eğer olanağınız varsa bahçeye yoksa lavaboya dökün dökerken "Sevgili evren hava ateş su ve toprak elementlerini kullanarak (hangi konuyla ilgiliyse) bu konuyla ilgili bütün öfkemi sana teslim ettim deyin. Rahatlayacaksınız.

Çalışma konusu eğer bir şahıssa onu affedin ve özür dileyin içinizden ve kucaklaştığınızı hayal edin. Eğer kucaklaşamıyorsanız bir süre sonra aynı yöntemi yeniden deneyin. Bu bir kaç çalışmadan sonra bitecek, iyileşecektir.Tekrar geri gelebilir çünkü alışkanlıklarımız bize zarar verse de onları bırakmakta zorlanırız, düşünce oluşturma yöntemimiz de alışkanlıktır. Farkettiğimiz anda iyileşme başlar.

Eğer konu başka bir şeyse, örneğin: Para aynı yöntemi kullanarak bütün olumsuzlukları, parayla ilgili bütün öfkenizi, para akışınıza engel olacak bütün inançlarınızı kağıda dökün ve aynı yöntemle evrene teslim edin. Sonra yerine olumlu düşüncelerimizi ekmeye geldi. Bunu da bir kağıt alın ve maddeler halinde yazın istiyorum değil seçtim veya şimdiki zaman cümleri kurun. Örneğin: "Para bana bildiğim ve bilmediğim tüm kanallardan artarak geliyor" Diğer konular için de aynı yöntemi kullanın.

Yazmanın Gücü -2 ‘ de niyetlerimizi nasıl oluşturacağımızı anlattım. Bu konuyla ilgili danışmak istedikleriniz varsa somnur@gmail.com adresine e-mail atarak bana ulaşabilirsiniz.


93 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

DOSTLUK

bottom of page